Reklam
Reklam
457
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

ÇARKLAR YAVAŞLIYORSA, BİRİLERİ DUYMALI

Şafak Zeki Akca yazdı…

Geçtiğimiz haftalarda birkaç haddeci dostumuzla uzun uzun sohbet ettik.
Karabük’ün geleceğini konuştuk…
Haddehanelerin durumunu konuştuk…

Rakamlar masaya yatırıldı.
Hesaplar açıldı, kapatıldı.

Ama konu hep aynı cümlede düğümlendi:
“Maliyetler çok yüksek… Zarar ediyoruz.”

Bu artık bir şikâyet değil.
Bu, üretimin içinden gelen bir uyarıdır.

*

Kardemir’den Haddeciler Ne Bekliyor?

KARDEMİR ile bölgedeki haddehaneler arasındaki ilişki, bu şehrin sanayi hafızasının temelidir. Karabük modeli; büyük fabrika + çevresinde kümelenmiş üreticiler anlayışıyla büyüdü.

Bugün beklentiler üç başlıkta toplanıyor:

1- Uzun vadeli ve öngörülebilir fiyat politikası
2- Yerel üreticiye belli oranlarda öncelik
3- Daralan piyasada esnek ödeme koşulları

Ancak sahada konuşulan bir algı var:
“İlişki stratejik olmaktan çıkıp tamamen ticari zemine kaydı.”

Eğer bu doğruysa, uzun vadede şehir kaybeder.

Çünkü;

  • Hadde zayıflarsa istihdam düşer.
  • İstihdam düşerse şehir ekonomisi daralır.
  • Ekonomi daralırsa ana üretici de bundan etkilenir.

Bu mesele bir “fiyat tartışması” değildir.
Bu bir sanayi ekosistemi yönetimi meselesidir.

*

Karabük bir sanayi şehridir. Bu kimliğin merkezinde elbette KARDEMİR vardır. Ancak bu şehir yalnızca bir büyük fabrikanın tabelasından ibaret değildir. Haddeciler, küçük ve orta ölçekli üreticiler bu zincirin görünmeyen ama hayati halkalarıdır.

Bugün tablo net:

  • Enerji maliyetleri yüksek.
  • Hammadde pahalı.
  • Finansman zor.
  • Piyasa dar.

Birçok hadde tek vardiyaya düşmüş.
Bazıları kapanma eşiğinde.

Şimdi burada biraz düşünmek gerekiyor.

Seçim dönemlerinde “sanayi şehriyiz” demek kolay.
Kürsülerde üretimden bahsetmek kolay.
Ama üretici zarar ediyorsa, orada alkış değil çözüm gerekir.

Karabük’ün temsilcileri Ankara’da bu konuyu ne kadar gündeme taşıyor?
Enerji yoğun sektörler için özel düzenlemeler neden daha güçlü savunulmuyor?
Bölgesel teşvik dosyaları neden hızlandırılmıyor?

Bunları sormak muhalefet yapmak değildir.
Bunları sormak şehrin hakkını aramaktır.

Çünkü mesele sadece sanayicinin kârı değil;

  • İşçinin maaşı,
  • Esnafın siftahı,
  • Gençlerin geleceği.

Sanayi zayıflarsa şehir zayıflar.
Şehir zayıflarsa sosyal denge bozulur.

O zaman mesele ekonomi olmaktan çıkar, toplumsal bir meseleye dönüşür.

Karabük üretimle var oldu.
Üretimle büyüdü.

Üretimin yükü artarken, destek neden azalıyor?
Sanayici ayakta kalmaya çalışırken, karar vericiler aynı hassasiyeti gösteriyor mu?

Bu yazı bir itham değil.
Ama bir hatırlatmadır.

Çarklar yavaşlıyorsa, birileri bunu duymalı.
Ve sadece duymakla kalmayıp gereğini yapmalı.

Yeter ki çarkların sesine kulak verelim.

Kalın sağlıcakla.