Şafak Zeki Akca Yazdı…
Devlet kurumlarında görev yapmak, yalnızca bir iş değil; aynı zamanda bir emaneti taşımaktır. Kamu parasının, kamu imkânlarının ve milletin güveninin emanetidir bu.
Her kamu görevlisi, yetkisini bu bilinçle kullanmak zorundadır.
Ancak Karabük’te DSİ’de ortaya çıkan uygulamalar, bu sorumlulukla bağdaşmayacak derecede ölçüsüz, kontrolsüz ve kamu vicdanını inciten bir tabloyu gözler önüne seriyor.
Son günlerde kamuoyuna yansıyan bilgiler, bazı imkânların kanunun belirlediği sınırları aşarak adeta bir “ayrıcalık paketine” dönüştüğünü gösteriyor.
Bakın manzaraya:
- Lojman bedava.
- Elektrik bedava.
- Doğalgaz bedava.
- Klima sınırsız, bedava.
- Şahsi araçlar için elektrik şarjı… yine bedava.
- Lüks restoranlarda öğle veya akşam yemekleri “ikram” kıvamında…
- Bir odada doğalgaz yanıyor, klima açık, bir de ayak altında ısıtıcı.
- Bir odada üç ısıtma sistemi!
Bu, kamu kaynağının kullanımı değil; kamu kaynağının hoyratça tüketimidir.
Açık söylemek gerekirse:
Bu milleti enayi yerine koymaktır.
Türkiye’nin ekonomik tabloya dair yaşadığı zorluk ortadayken;
• Emekliler dar gelirle nefes almaya çalışırken,
• Asgari ücretli ikinci iş peşinde koşarken,
• On milyonlarca insan fatura derdiyle tasarrufa mecbur bırakılırken,
bir kamu kurumunda böyle bir görüntünün ortaya çıkması toplumda haklı olarak rahatsızlık ve güvensizlik oluşturuyor.
Mesele yalnızca DSİ değil.
Mesele, Türkiye’de kamu kurumlarının şeffaf, hesap verebilir, denetlenebilir bir yapıda çalışıp çalışmadığıdır.
Bu nedenle sorular nettir:
- Bu imkânların kullanımı mevzuata uygun mudur?
- Bu uygulamalara kim izin vermektedir?
- Siyasi ve idari mekanizmalar bu tabloyu görmezden mi gelmektedir?
- Görüyorsa neden müdahale edilmemektedir?
- Görmüyorsa bu denetim zaafı nasıl açıklanacaktır?
Devlet ciddiyeti, ayrıcalıklarla değil; zamanında yapılan denetimlerle korunur.
Toplumun vicdanını rahatlatmayan her uygulama ise devlete olan güveni zedeler.
Burada ayrıca şu soruyu da sormak gerekiyor:
Muhalefet nerede?
Kurumlardaki bu tabloya dair neden tek bir açıklama yok?
Neyi bekliyorsunuz? Araştıracaksanız, araştırmanız gereken yer burasıdır.
Karabük’ün siyasetçileri ve kurum yöneticileri, şehirdeki her vatandaşın karşısında sorumludur.
Soru işaretlerini gidermek, gerekirse inceleme başlatmak ve ortaya çıkan tüm uygulamaları şeffaf biçimde açıklamak bir lütuf değil; zorunluluktur.
Kamu kaynağı kişisel konfora değil, topluma hizmet üretmek içindir.
Unutulmasın: Devletin imkânı, devlet adına çalışanların değil; milletin emanetidir.
Emanete gölge düşüren her uygulamanın hesabı da sorulmalıdır.
Yorum sizlerin…
Kalın sağlıcakla



Hasan söğüt
•Bu kurumun, birilerinin fantezilerini süsleyen bir çiftik olmaktan çıkıp, devletin ve milletin gerçek menfaati için çalişan bir kurum olması gerekiyor. Devlet büyükleri Bu duruma sessiz kalmayın.
Flash
•Çok yüzeysel haber girilmiş, bir tane müfettiş gelip tüm personeli dinlesin, sonra görün neler oluyor.