Reklam
Reklam
324
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

DEVLETİN ŞEFKATLİ ELİ LAZIM

Şafak Zeki Akca Yazdı

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Karabük sokakları yavaş yavaş canlanıyor.
Hürriyet caddesindeki kepenk sesleri yankılanıyor.

Balıkpazarı tarafında çaylar taze taze demleniyor.

Biri tost hazırlıyor, diğeri simit tezgâhını kuruyor, bir başkası dükkanın önünü süpürüyor.
Hepsinin ortak derdi aynı: GEÇİM

Bakın Esnaf Odası Başkanı da isyan bayraklarını açmış durumda

Sosyal Medya hesabından neler söylemiş;

“SABRIMIZ ENERJİMİZ GÜCÜMÜZ KALMADI”

“Aynı anda Sgk, Vergi, Sigara denetimi nedir anlamadım. Başka illerde bu uygulama var mı araştıracağım.

Karabük pilot il merkezi mi?

Bugün bir iş yerinde günlük üniversite öğrencisi çalışıyor.

Yabancı öğrenci çalışıyor öğrencinin derdi SGK değil o gün alacağı günlük para ailesine yük olmamak.

Ailesinin yükünü azaltmak Kafe’de oturan kişi sigara alanında bir keyif sigarası ve kahvesini içiyor içilmeyen bölüm her işletmede var zaten.

Vergi yönüyle işletmelerin % 70 geliri pos cihazı yapmayın yazık, biz esnaflara Gecenin bu saatinde ailesinden ayrı hizmet veriyor bu esnaf rızkının peşinde.

Bu işletmelerin tamamına ödül verilmesi gerekirken ceza denetim nedir? Karabük te hayat yok deniliyor.

Ne yapalım Memurlar gibi 8 -5 mi çalışalım işyerlerimizi 5 te kapatalım mı? Bizim devletimizin şefkat eline ihtiyacımız var” diye feryat ediyor.

*

Küçük esnaf dediğin, bu şehrin kalbidir.
Kışın sobasını yakar, müşterisine “otur, ısın biraz” der.

Yazın ter içinde kalır ama yüzünden tebessümü eksik etmez.
Ama son zamanlarda bu insanların yükü çok ağırlaştı.

Elektrik faturası, vergi borcu, sigorta, Bağ-Kur derken bir de haciz, ceza, araç bağlama…
Yani, nefes almak bile lüks olmuş durumda.

Devletin şefkatli eli lazım.
Ceza değil, baskı değil; bankalara haciz göndermek, araç bağlatmak hiç değil.
Yıllarca vergi ödeyen, yanında iki kişiyi çalıştıran, helal kazançla evini geçindirmeye çalışan esnafa destek olunmalı.

Bakın, Karabük’ün her köşesinde aynı hikâye var.
Fırın’ın önünde sabah çayını içen esnaf dertli…
Cumayanı Sanayi Sitesinde tornacı, “artık malzeme alamıyoruz” diyor.
100. Yıl’da küçük bir işletmeci, “araba bağlayacaklarına destek versinler” diye isyan ediyor.
Hepsi aynı şeyi söylüyor: “Biz çalışmak istiyoruz, batmak değil!”

Devlet baba dediğin, evladını cezayla değil, merhametle sahiplenir.
Küçük esnafı ayakta tutmak, sadece bir ekonomik zorunluluk değil; bu şehrin kültürünü, dayanışmasını korumaktır.

Çünkü Karabük, o küçük dükkânların, o samimi selamların şehridir.

Bu yüzden diyorum ki;
Artık cezayla değil, anlayışla yaklaşma zamanı.

Devletin şefkatli eli lazım

Karabük’te, Safranbolu’da, Eflani’de, Ovacık’ta, Yenice’de, Eskipazar’da…
Yaraları sarmak, umutları yeniden yeşertmek için.

Kalın Sağlıcakla