Reklam
Reklam
265
0

GEÇ KALINSA DA DOĞRU BİR KARAR…

Şafak Zeki Akca yazdı…

Safranbolu, tarih boyunca yalnızca taş binalarıyla değil;
hafızasıyla, kültürüyle ve yaşam biçimiyle ayakta kalan nadir şehirlerden biridir.
Bu nedenle Safranbolu’yu yönetmek, sıradan bir belediyecilik faaliyeti değil;
dünya mirasına emanetçilik yapmaktır.

Ancak ne yazık ki bu emanetin gerektirdiği kurumsal adımların bir kısmı,
yıllar boyunca ötelenmiş, geciktirilmiş ya da görmezden gelinmiştir.

Safranbolu Belediye Başkanı Mimar Elif Köse’nin,
Belediye Meclisi gündemine taşıdığı
Kültürel Miras Koruma Müdürlüğü’nün kurulmasına ilişkin teklif,
işte bu gecikmiş ama gerekli adımlardan biridir.

Doğruyu söylemek gerekirse;
bu müdürlük yeni bir fikir değil,
hatta çoktan hayata geçirilmiş olması gereken bir yapıdır.
Buna rağmen bugün alınan karar,
“hiç olmamasındansa geç olması evladır” dedirten türden,
Safranbolu adına doğru bir karardır.

Plan ve Bütçe Komisyonu raporunda da açıkça belirtildiği gibi;
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Safranbolu Belediyesi arasında,
Safranbolu Şehri Dünya Miras Alanı Yönetim Planı Hazırlanması ve Uygulanmasına İlişkin İş Birliği Protokolü” imzalanmıştır.

Bu protokol, kâğıt üzerinde kalacak bir metin değildir.
Aksine; Safranbolu’nun korunması, yönetilmesi ve geleceğe aktarılması adına
belediyeye ciddi sorumluluklar yüklemektedir.

Alan yönetimi sürecindeki koordinasyon,
sekreterlik ve arşiv hizmetleri,
yönetim planı çerçevesinde yürütülecek uygulamalar,
artık “dağınık bir şekilde” değil,
kurumsal bir yapı altında yürütülmek zorundadır.

İşte bu noktada Alan Yönetimi Birimi’nin kurulması,
belediyenin görev ve yükümlülükleri arasında yer alan
kaçınılmaz bir gereklilik olarak karşımıza çıkmaktadır.

Raporda ayrıca vurgulanan önemli bir husus daha vardır:
Sit alanlarının korunması,
günü kurtaran kararlarla ya da kişisel inisiyatiflerle değil,
uzmanlık, süreklilik ve denetim gerektirir.

Safranbolu Belediyesi bünyesinde kurulacak
Kültürel Miras Koruma Müdürlüğü;

  • Alan başkanlığı işlemlerini,
  • Koruma ve restorasyon süreçlerini,
  • Denetim mekanizmalarını,
  • Halkın sürece katılımını

tek çatı altında toplayarak,
UNESCO’nun sürdürülebilir koruma standartlarına uygun bir yönetim anlayışının oluşmasına katkı sağlayacaktır.

Bu yalnızca bürokratik bir düzenleme değildir.
Bu adım, Safranbolu’nun
“korunan bir açık hava müzesi mi”
yoksa
“yaşayan bir dünya mirası mı”
olacağına dair bir tercihtir.

Bugüne kadar yaşanan en büyük sorunlardan biri,
yetki karmaşası, koordinasyon eksikliği ve denetimsizlik olmuştur.
Bu yeni müdürlük, doğru işletildiği takdirde,
işte tam da bu sorunlara çözüm üretme potansiyeline sahiptir.

Elbette burada bitmiyor.
Bu kararın anlam kazanması için;
müdürlüğün liyakatli kadrolarla kurulması,
siyasi kaygılardan uzak tutulması,
şeffaf ve katılımcı bir anlayışla yönetilmesi şarttır.

Aksi halde tabelası olan ama işlevi olmayan
bir birim daha oluşturulmuş olur ki,
Safranbolu’nun buna tahammülü yoktur.

Özetle;
geç kalınmıştır, evet.
Ama doğru bir adım atılmıştır.

Şimdi mesele,
bu doğru adımı sürdürülebilir,
samimi ve kararlı bir iradeyle
hayata geçirebilmektir.

Safranbolu’nun geçmişi bunu hak ediyor.
Geleceği ise buna mecbur.

Doğru kararlar çoğalır,
uygulamalar ciddiyet kazanırsa;
Safranbolu sadece geçmişiyle değil,
geleceğiyle de örnek bir dünya kenti olmaya devam eder.

Kalın Sağlıcakla