Sosyal Medya Artık Eğlence Değil, Bir Kimlik Savaş Alanı
Şafak Zeki Akca yazdı.
Şunu kabul edelim:
Sosyal medya hayat değil.
Hayatın vitrini.
Ve biz.
Vitrinde yaşamaya çalışıyoruz.
Gerek yok.
Çünkü kimlik dediğin şey…
Filtreye sığmaz.
Beğeniye hiç sığmaz.
Kimlik…
Ekranda değil.
İnsanın içinde.
Ama gel gör ki…
Bu iş sadece bireysel bir mesele olmaktan çıktı artık.
Bugün sosyal medyada sadece insanlar rol yapmıyor.
Siyaset de rol yapıyor.
Karabük’te de durum farklı değil.
Aç bir bak…
Herkes çalışıyor.
Herkes hizmet ediyor.
Herkes “gece gündüz sahada.”
Paylaşımlara bakınca…
Sorun yok.
Eksik yok.
Şikâyet yok.
Her şey dört dörtlük.
Peki gerçekten öyle mi?
Sokağa çık.
İki esnafla konuş.
Bir çay ocağına otur.
Anlatılan hikâye başka.
Demek ki neymiş?
Sosyal medyada kurulan imajla
gerçek hayat arasında fark var.
Hem de ciddi bir fark.
Eskiden siyaset meydanda yapılırdı.
Şimdi ekranlarda yapılıyor.
Eskiden icraat konuşulurdu.
Şimdi paylaşım.
Eskiden sonuç önemliydi.
Şimdi algı.
Ve en tehlikelisi şu:
Algı, gerçeğin önüne geçmeye başladı.
Ama bir gerçek var ki değişmez:
Ne kadar filtre uygularsan uygula…
Ne kadar güzel cümle kurarsan kur…
Karabük’ün sokakları gerçeği bilir.
O yüzden…
İster birey ol, ister siyasetçi…
Sosyal medyada kurduğun vitrin,
seni bir yere kadar taşır.
Sonrası mı?
Orada gerçek başlar.
Ve gerçek…
Her zaman kazanır.
Kalın Sağlıcakla
