Reklam
Reklam
296
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

HASTANE YETMEZ, İYİ İNSAN DA GEREK!

Şafak Zeki AKCA yazdı…

Karabük’te sağlık sistemini konuşurken hep aynı yerden başlıyoruz: eksikler, aksaklıklar, gecikmeler…
Peki hiç durup da şunu soruyor muyuz: Sorun gerçekten sadece sistem mi, yoksa biz mi tükeniyoruz?

*

Karabük’te de hastaneleri eleştiriyoruz…
Doktorları eleştiriyoruz…
Hemşireleri eleştiriyoruz…
Randevu yok diyoruz, sıra çok diyoruz, ilgi az diyoruz.

Bazen haklıyız.
Gerçekten eksik var, aksaklık var, planlama sorunu var.
Ama ne gariptir ki, bütün bu sorunları konuşurken neredeyse hiç kendimize bakmıyoruz.

Bugün Karabük’te hastaneler var.
Yeni binalar var.
Modern cihazlar var.
İstatistiklere bakıldığında “fena değil” denilen bir tablo da var.

Ama bir şehrin sağlık seviyesi sadece betonla ölçülmez.
Bir hastaneyi hastane yapan şey;
Duvarının rengi değil,
Cihazının markası değil,
İnsana dokunan yüzüdür.

Eğer o binanın içinde sabır tükenmişse,
Anlayış kalmamışsa,
İnsanlık yıpranmışsa;
O yapı Karabük’te de olsa,
Başka bir şehirde de olsa,
Sadece soğuk bir beton yığınıdır.

Ama adil olalım.
Madalyonun bir de öbür yüzü var.

Karabük’te görev yapan sağlık çalışanları da birer insan.
Onlar da bu şehrin evladı.
Bu sokaklarda yürümüş,
Bu çarşıda alışveriş yapmış,
Bu memlekette hayat mücadelesi veren insanlar.

Onlar da yoruluyor.
Onlar da tükeniyor.
Onlar da günde yüzlerce hasta, yüzlerce talep, yüzlerce öfkeyle karşılaşıyor.

Karabük küçük bir şehir.
Herkes herkesi tanıyor.
Ama ne yazık ki bu tanışıklık, çoğu zaman anlayışı değil,
daha fazla baskıyı beraberinde getiriyor.

Soruyorum Karabük için:
– Sıra beklerken bağırmak bu şehre yakışıyor mu?
– Doktora öfkeyle bakmak derdimize gerçekten çare oluyor mu?
– Hemşireyi azarlamak Karabük’ün vicdanına sığıyor mu?
– Sistemin yükünü, emekçinin omzuna yıkmak adalet mi?

Eleştiri elbette olacak.
Karabük’te yanlış varsa yazacağız.
Eksik varsa konuşacağız.
Haksızlık varsa susmayacağız.

Ama eleştiri hakaretle,
Talep tehditle,
Hak arama öfkeyle yapılırsa;
Ortada ne sağlık kalır,
Ne de bu şehrin yıllardır övündüğü insanlık.

Evet…
Karabük’te hastane yetmez.
Yatak sayısı yetmez.
Cihaz sayısı yetmez.

İyi bir sistem gerekir.
Doğru planlama gerekir.
Liyakatli ve sahayı bilen bir yönetim gerekir.

Ama hepsinden önemlisi şudur:
İnsan kalabilmek gerekir.

Çünkü insanlığın tükendiği yerde,
En gelişmiş sağlık sistemi bile çaresizdir.

İçeri girerken insanlığımızı kapıda bırakıyorsak,
Çıkarken şifa aramaya da hakkımız kalmaz.

Belki de Karabük’te artık şu soruları sormanın zamanı gelmiştir:
Biz ne kadar hastayız?
Biz ne kadar sabırlıyız?
Biz ne kadar insanız?

Bu soruların cevabı sadece hastane koridorlarında değil;
Çarşıda,
Otobüste,
Sosyal medyada,
Birbirimize hitap ederken saklıdır.

Önce tefekkür…
Sonra tevekkül…

Kalın Sağlıcakla