Şafak Zeki AKCA yazdı,
İki yıl çabuk geçti.
Üç yıl daha çabuk geçecek!
Dile kolay.
Özkan Çetinkaya iki yıllık hizmetlerini anlatalım dedik…
Ama ortada garip bir durum var.
Hani bir söz vardır ya:
“Sağır sultan bile duydu”
Tam da öyle.
Başkan bu iki yılı öyle dolu dolu yaşadı ki…
Biz yazmaya çalışırken, o yapmaya devam etti.
Gazeteciler neyi sever?
Açık yakalamayı…
O klasik soru gelir:
“Anlat bakalım başkan…
Şu iki yılda ne yaptın?”
Ardından sıkıştırma başlar:
“Şu projeye ne oldu?”
“Bunu niye yapmadın?”
“Söz vermiştin, hani nerede?”
Siyasetin en sevdiği an…
Açık yakalama anı.
Ama işte mesele burada değişiyor.
Konu Özkan Çetinkaya olunca,
O senaryo bir türlü işlemiyor.
Sorular var…
Ama “yakaladım seni” anı yok.
Normalde bir yerde takılır başkanlar.
Bir vaat hatırlatılır.
Bir açık bulunur.
Oradan yüklenilir.
Burada?
O boşluk yok.
En net yerden soralım:
“Verdiği sözlerden hangisini yapmadı?”
Cevap?
Sessizlik…
Düşünen var.
Ama net konuşan yok.
Çünkü mesele şu:
Anlatılacak o kadar çok iş var ki…
İnsan nereden başlayacağını şaşırıyor.
Yolu mu anlatalım?
Projeyi mi?
Şehrin değişen havasını mı?
Yapılanlar artık gizli değil.
Reklama muhtaç değil.
Zaten herkesin dilinde.
Sağır sultan bile duymuş.
Ve belki de en kritik nokta:
Gürültü yok.
Kavga yok.
Mazeret yok.
Ama iş var.
Normalde ne olur?
Başkanlar bu sorular karşısında savunmaya geçer.
Cümlelerinin yarısı açıklama…
Diğer yarısı mazeret olur.
Burada tablo ters.
Savunma yok.
Sonuç var.
O yüzden bugün aynı soruyu bir kez daha soralım:
“Anlat bakalım başkan”
Ama bu kez hesap sormak için değil…
Hangisini önce dinleyeceğimizi merak ettiğimiz için.
İki yıl geçti.
Evet, hızlı geçti.
Ama belli ki…
Boşa geçmedi.
Kalın Sağlıcakla
