Reklam
Reklam
206
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

KÖKLÜ KALKINMA KALICI KADROLARLA SAĞLANIR

Şafak Zeki AKCA yazdı…

Valiler gelir, gider…
Siyasetçiler değişir, dönemler kapanır…
Ama şehirlerin kaderini belirleyen; gelip geçici makam sahipleri değil, kalıcı kurumlar ve o kurumlara yön veren akıllı kadrolardır.

Karabük’ün geleceğini şekillendirecek olan da budur.

Bugün elimizde imkân var.
Coğrafya var, üretim tecrübesi var, insan kaynağı var, sanayi kültürü var.
Eksik olan tek şey: kurumsal akıl.

Seçim dönemlerinde parlayıp sonrasında buharlaşan vaatlerle kalkınma olmaz.
Günübirlik politikalarla, bir sonraki seçimi önceleyen hesaplarla da olmaz.
Şehirler ancak planlı, stratejik ve sürdürülebilir bir vizyonla büyür.
Karabük büyümek istiyorsa, önce bunun farkına varmalı.

*

SİYASET GEÇİCİDİR, KURUMLAR ŞEHRİN GERÇEK OMURGASIDIR

Bir şehri uzaktan yönetmeye çalışanların değil; çarşının tozunu soluyan, atölyenin sesini duyan, tarlanın çamuruna basan yerel kadroların sözü geçerlidir.
Karabük’ün kaderi protokol salonlarında değil; sanayide, pazarda, üretim hatlarında yazılır.

Bu şehirde ticaret ve sanayi odaları, esnaf birlikleri, ziraat odaları ve tüm meslek kuruluşları artık klasik “temsiliyet” anlayışından çıkmak zorunda.
Bu yapılar: profesyonel merkezlere dönüşmelidir.

*

Ne yazık ki Karabük’te birçok kurum hâlâ tabeladan ibaret.
Odalar var ama vizyon yok.
Birlikler var ama yol haritası yok.
Yöneticiler var ama hesap veren yok.

Yıllardır aynı isimler, aynı anlayış, aynı kısır döngü…
Sonuç?
Kapanan dükkânlar, göç eden gençler, yaşlanan bir şehir.

*

ODA SEÇİMLERİ KOLTUK YARIŞI DEĞİL, HESAPLAŞMA OLMALIDIR

Önümüzde oda seçimleri var.
Bu seçimler “kim kimi yendi” meselesi değildir.
Bu seçimler, kim bu şehre gerçekten fayda sağlayacak sorusunun cevabıdır.

Artık şu anlayış bitmelidir:
“Ben seçileyim, gerisi önemli değil.”

Hayır, çok önemli!
Bu koltuklar makam değil, emanettir.

O koltuklara oturanlar:

  • Veri bilmek zorundadır,
  • Plan yapmak zorundadır,
  • Üreticiye yol göstermek zorundadır,
  • Gerekirse siyasetin karşısında durmak zorundadır.

Aksi hâlde o koltuklar sadece şehre yük olur.

*

BU ŞEHİR OYALANMAYI HAK ETMİYOR

Karabük artık idare edilmeyi değil, yönetilmeyi istiyor.
Günü kurtaranları değil, geleceği kuranları istiyor.
Fotoğraf verenleri değil, sonuç üretenleri istiyor.

Ve şunu herkes bilsin:
Bu şehir, koltuk sevdasını da, mazeret siyasetini de, “mış gibi” yapılan işleri de çoktan tüketti.

Ya kalıcı kadrolarla ciddi bir kalkınma başlayacak…
Ya da Karabük, kaybedilmiş yılların hesabını daha uzun süre ödemeye devam edecek.

Tercih, hâlâ bizim.

Kalın sağlıcakla.