Şafak Zeki AKCA yazdı…
İsmail DEMİR Hocamızın istifası sonrası Kardemir Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine gelmeniz, Karabük için yeni bir başlangıç beklentisi doğurdu.
Sayın Oflaz.
Basınla yaptığınız ilk toplantıda verdiğiniz mesajlar umut vericiydi.
Ancak bu şehir artık iyi niyet değil, icraat görmek istiyor.
Kardemir Yönetim Kurulu Başkanlığı;
Güç, imtiyaz veya protokol makamı değildir.
Bu görev, Türkiye’nin ağır sanayi mirasının ve Karabük kentinin yaşam kalitesinin doğrudan sorumluluğunu üstlenmek anlamına gelir.
Özellikle de çevre, insan sağlığı ve kamu güvenliği başlıklarında…
Bugün şehir tek bir konuda net bir duruş bekliyor:
Sağlığı önceleyen kurumsal yönetim.
*
Karabük’ün Üzerindeki Sarı Gerçek: Artık Saklanamaz
Karabük uzun yıllardır üç ağır kavramla anılıyor:
Hava kirliliği, zehirli partiküller ve artan kanser vakaları.
Bu, artık teknik bir çevre sorunu değil;
Bir halk sağlığı krizidir.
*
Kent Ormanı’nda yürürken Kardemir bacasından yükselen sarı gazın boğaza yapışan etkisini herkes gibi ben de yaşadım.
Kamuoyundaki sorular çok açık ve gecikmeye tahammülü yok:
• Emisyonları düşürmek için hangi teknik modernizasyon yapılacak?
• Yeni filtre ve arıtma yatırımları için bütçe ayrıldı mı?
• Uluslararası çevre standartlarına uyum takvimi ne zaman açıklanacak?
• Ölçümler kamuoyuna şeffaf biçimde ne zaman sunulacak?
Bu başlıkların her biri, kurumsal zorunluluktur.
Gecikme; “risk yönetimi zafiyeti” anlamına gelir ve bunun maliyeti insan sağlığıdır.
*
Cüruf Sahası: Bir Kurumun Göz Göre Göre Ürettiği Risk
Milli Emlak’tan alınan alanda kurulan Cüruf sahası bugün Karabük’ün en büyük çevresel tehditlerinden biridir.
Rüzgârla taşınan toz, ağır metal kokusu, gece çöken partikül yükü…
Bunlar artık şehirde kronikleşmiş şikâyetlerdir.
Bu tablo kabul edilemez.
Cüruf sahasıyla ilgili şu sorularınızın yanıtı net olmalıdır:
• Alan taşınacak mı?
• Rehabilitasyon planı hazırlanıyor mu?
• Çevresel normlara uyum için ne zaman işlem başlatılacak?
Bu konudaki her gecikme; kurumsal ihmale dönüşür.
Ve kamu sağlığını tehdit eden hiçbir ihmalin gerekçesi olamaz.
*
“Kardemir Şehirden Önce Vardı” Söyleminin Devri Bitti
Eskiden sıkça tekrarlanan o cümle artık geçersizdir:
“Şehir yokken Kardemir vardı.”
Bugün şehir var.
Nüfus var.
Yaşam alanı var.
Ve Anayasayla güvence altına alınmış en temel hak var:
Temiz bir çevrede yaşama hakkı.
Hiçbir kurum, geçmişine dayanarak bugünün sorunlarından kaçamaz.
*
Karabük Halkının Beklentisi Makul Değil, Mecburidir
Sayın Oflaz, toplum sizden bir rica değil, kurumsal sorumluluğunuzu yerine getirmenizi talep etmektedir:
• Temiz hava,
• Sağlık standartlarına uygun bacalar,
• Cüruf sahasının taşınması,
• Bilimsel ve şeffaf ölçüm politikası,
• Çevreyi önceleyen kurumsal yönetim.
Bunların tamamı, Kardemir’in topluma karşı yasal ve ahlaki yükümlülükleridir.
Bu şehir, artık “söz” duymak değil, takvim ve uygulama görmek istemektedir.
*
Bugün Sorulan Tek Soru
Karabük yıllardır aynı çıkmazın içinde.
Artık tek bir soru kalmıştır:
Bu kangrenleşmiş sorunları çözmek için gerekli kurumsal iradeyi gösterecek misiniz?
Gösterilmezse…
Bu şehirde yaşayan binlerce insanın çaresizce soracağı bir soru daha vardır:
“Sağlığımız için bu şehri terk etmeli miyiz?”
Biz terk etmek istemiyoruz.
Bu şehir bizim, nefesimiz, geleceğimiz.
*
Kardemir’in başındaki güç,
bir makam değil,
kamuya karşı ağır bir sorumluluktur.
Bu sorumluluk;
cesaret, şeffaflık ve kararlı icraat ister.
Şimdi o icraatı görmek zamanı.
Kalın Sağlıcakla
