Reklam
Reklam
394
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

TEMİZLİK İMANIN YARISIYSA, BU MANZARA NEDİR?

Şafak Zeki AKCA yazdı…

Dinimizin temel prensiplerinden biri temizliktir.
Bunu biz söylemiyoruz; Peygamber Efendimiz söylüyor:
“Temizlik imanın yarısıdır.”

Ancak gelin görün ki Karabük’teki bazı cami ve mescit tuvaletleri, bu hadisi adeta alaya alır hâle gelmiş durumda.

Uzun süredir yazmak isteyip de utandığım bir konuyu artık dile getirmek zorundayım.
Çünkü burada utanması gereken biz değiliz.

Soruyorum:
Cami ve mescit tuvaletlerinin hâli nedir böyle?

Camiler denetleniyor…
Mihraplara bakılıyor…
Halılar kontrol ediliyor…
Avizeler ışıl ışıl…

Peki ya tuvaletler?
Hiç mi girilmiyor?
Hiç mi kontrol edilmiyor?

Buradan Karabük İl Müftüsü Sayın Ali Erhun’a açıkça sesleniyorum:
Göreviniz hayırlı olsun Sayın Müftüm.
Ama kusura bakmayın; bu tablo hayırlı falan değil.

Elimizde cami ve mescit tuvaletlerinin ne hâlde olduğuna dair fotoğraflar var.
Şimdilik yayımlamıyoruz.
Çünkü ne midemiz kaldırır, ne de vicdanımız.

Bugün bir akaryakıt şirketi sattığı yakıtla değil, tuvalet temizliği kampanyasıyla marka değeri kazanıyorsa, temizliğin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha düşünmek zorundayız.
Artık her işletmenin vitrini tuvaletidir.
Peki Allah’ın evi dediğimiz camilerde durum neden bu kadar vahim?

Klasik bahaneye gelelim…

“Cami görevlileri sorumlu.”

Evet, doğru.
Ama bu, “kendileri temizlesin” demek değildir.
Sorumluluk; temizliğin yapılmasını sağlamak, denetlemek, ihmal varsa müdahale etmektir.

Şimdi soruyorum:
Bu tuvaletler bu hâldeyken ihmal kimdedir?

  • Cami görevlisinde mi?
  • Müftülükte mi?
  • Cami Derneklerin demi?
  • Belediyeler demi?
  • Yoksa herkesin suçu birbirine attığı o meşhur “sistem”de mi?

Toplanan bağışlarla bir temizlik görevlisi tutmak bu kadar mı zor?
Günde bir kez kontrol etmek bu kadar mı zahmetli?
Müftülükten destek istemek mi yasak?

Daha da basiti var:
Namaz vakitleri dışında tüm tuvaletleri açık bırakmak yerine,
birkaç tanesini açık tutup kontrol ve temizliği kolaylaştırmak hiç mi akla gelmiyor?

Sayın Belediye Başkanımız Özkan Çetinkaya Tuvaletlerin temizliği noktasında bir çözüm üretemez mi?

Camiler bizim kutsalımız değil mi?
Camiler için “Allah’ın evi” demeyi biliyoruz da,
Camilerin bünyesindeki tuvaletleri bu hâlde bırakmayı nasıl içimize sindiriyoruz?

Hani dilinizden düşürmediğiniz, küçümsemeyi marifet sandığınız
“gâvur” dedikleriniz var ya…
İnanın, onlar bile kendi ibadethanelerine bunu yapmaz.

Avrupa’yı pislikle suçlarken, temizliğiyle övündüğümüz ecdadımızdan söz ederken; bugünün teknolojisi, imkânı ve bütçesiyle camilerimizin geldiği hâle bakınca, o ecdadın kemiklerinin sızlamaması mümkün mü?

Açık konuşalım:
Bu tablo utanç vericidir.

Ve bu utanç;
sadece tuvaleti kirletenin değil,
görüp de görmezden gelen herkesindir.

MÜFTÜLÜK, BELEDİYE ve CAMİ DERNEKLERİ  BU KONUDA ACİLEN TEDBİR ALMAK ZORUNDADIR.

Umarız gerekli önlemler alınır ve bu utanç verici manzara bir an önce ortadan kalkar.

Hepimiz başımızı iki elimizin arasına alıp düşünelim:
Biz ne ara bu hâle geldik?
Bu duyarsızlık ne zaman normalleşti?
Aramızda nasıl insanlar yaşamaya başladı?

Allah sonumuzu hayırlı eylesin.

Kalın sağlıcakla.