YENİ BİR BAŞLANGIÇ…
Şafak Zeki AKCA yazdı…
Bazı tercihler vardır; yüksek sesle savunulmaz ama hayatın tam ortasında, sessizce taşınır.
Yılbaşı gibi kitlesel kutlamalara mesafeli durmak da böyle bir tercihtir.
Bu, ne çağın gerisinde kalmak ne de başkalarının sevincini küçümsemektir.
Bu, insanın kendine ait olanı koruma iradesidir.
Takvimler her yıl aynı noktaya geldiğinde, sokaklar ışıklarla dolar, vitrinler süslenir, “yeni bir başlangıç” söylemi her yere sirayet eder.
Oysa zaman, sadece bir gecede sıfırlanmaz.
İnsanın iç dünyasında bir yenilenme olmadan, takvim değişse ne olur, değişmese ne olur?
Bu yüzden bazıları için yılbaşı; eğlenceden çok bir alışkanlık, hatta bir taklit olarak görülür.
Kendi kültüründen, kendi tarihinden süzülerek gelmeyen her ritüel, insanın ruhunda bir boşluk bırakır.
İşte bu boşluk, çoğu zaman sorgulama ile değil, gürültüyle bastırılır.
Oysa bizim tarihimizde, takvim yapraklarının çok ötesinde anlamlar taşıyan günler vardır.
Mekke’nin Fethi, bunların en başında gelir.
Bu fetih; zorbalığın değil adaletin, intikamın değil affın, kibirin değil tevazunun zaferidir.
Kılıçların çekildiği değil, kalplerin kazanıldığı bir dönüm noktasıdır.
Ne yazık ki bugün, bu büyük anlam, çoğu zaman sessizliğe terk edilmiştir.
Kutlama kültürü ithal edilirken, hatırlama kültürü ihmal edilmektedir.
Işıklar yanar, müzik yükselir; ama bir şehrin affedilerek fethedildiği gerçeği gölgede kalır.
Buradaki mesele, yılbaşını yasaklamak ya da kötülemek değildir.
Asıl mesele, neyi merkeze aldığımızdır.
Bir toplumu ayakta tutan şey, eğlence takvimleri değil; değer takvimleridir.
Eğer o değerler unutulursa, geriye sadece kalabalıklar kalır.
Saygı elbette karşılıklıdır.
Kim nasıl yaşamak istiyorsa, o yönde özgürdür.
Ama özgürlük, hafızasızlık demek değildir.
Kendi tarihini, kendi kutsalını, kendi anlam dünyasını hatırlamak da bir haktır; hatta bir sorumluluktur.
Mekke’nin Fethi’ni hatırlamak; geçmişte kalmış bir zaferle övünmek değildir.
Bugün güçlü olduğunda nasıl davranman gerektiğini kendine hatırlatmaktır.
Affedebiliyor musun?
Adil kalabiliyor musun?
Güç sende olduğunda, merhameti elden bırakabiliyor musun?
Belki de bu yüzden bazı insanlar gürültülü kutlamalar yerine,
sessiz ama derin bir hatırlayışı tercih eder.
Çünkü bilirler ki;
takvim değişir, yıl geçer…
Ama değerler unutulursa, asıl kayıp o zaman başlar.
Kalın Sağlıcakla


