Reklam
Reklam
353
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

Yine aylardan Kasım…

Şafak Zeki AKCA yazdı

Kasım gelip çatınca, insanın sesi değişir.
Adımlar yavaşlar, düşünceler derinleşir.
Sanki her sokak, her rüzgâr esintisi “zamana” dair bir şey fısıldar.

Bu ay bize hem bir ayrılığı, hem de bir mirası hatırlatır.
Atamızın ardından hüzünlenirken, aynı zamanda onun bize bıraktığı büyük idealleri yeniden düşünürüz.
Kasım, matem ayı değildir sadece; hatırlama, saygı ve vefa ayıdır.
Geçmişimizi, fedakârlıklarımızı, Cumhuriyet’e uzanan yürüyüşümüzü yeniden gözden geçirdiğimiz bir duraktır.

Bir milletin ateşi, bir liderin ömrüyle sönmez;
ama ilgisizlikle, umursamazlıkla, unutkanlıkla küle döner.
Kasım bize bunu hatırlatır:
Atatürk’ü anmak, sadece bir dakikalık saygı duruşu değil;
onun gösterdiği yolda, her gün yeniden yürümeye karar vermektir.

Bu günlerde Karabük sokaklarında, Safranbolu’nun taş evlerinde, Eskipazar’ın rüzgârında, Yenice’nin ormanlarında bile aynı hissi duyarsınız.
Bir sessizlik olur şehirde…
Ama o sessizlikte bile bir saygı, bir minnet yankılanır.
Her okulun bahçesinde, her resmi binanın önünde, çocukların ellerinde taşıdığı bayraklarda, o kor’un sıcaklığı hissedilir.

Karabük’ün her ferdi bilir ki; bu şehir, Cumhuriyet’in sanayiyle yoğrulmuş emeğinin sembollerinden biridir.
Atatürk’ün “Sanayileşen Türkiye” idealinin canlı örneğidir.
Bugün Kardemir bacalarından yükselen her duman, o ideallerin hâlâ tüttüğünün sessiz kanıtıdır.

Kasım…
Bir veda ayı değil, bir direniş ayıdır.
Bir sönüş değil, yeniden tutuşun mevsimidir.
Çünkü o kor, biz yaşadıkça sönmeyecek.
Karabük’ün kalbinde, her yıl olduğu gibi bu Kasım’da da yanmaya devam edecek.

Kalın sağlıcakla…