KARABÜK DÖNÜŞÜYOR!
Şafak Zeki Akca yazdı.
Şunu peşinen söyleyeyim:
Ben şehircilikte parti rozetine bakmam.
Asfalta bakarım.
Kaldırıma bakarım.
Meydana bakarım.
Vatandaşın yüzüne bakarım.
Şimdi gelelim Karabük’e…
Yıllarca ne dedik?
“Bu şehir biraz daha nefes alsa…”
“Şu sokaklar biraz daha düzenlense…”
“Şehir merkezi biraz daha yaşanabilir hale gelse…”
Dedik de dedik.
Ve galiba ilk kez, uzun yıllardan sonra Karabük’te gözle görülür bir değişim yaşanıyor.
Nereye baksanız bir çalışma…
Bir yerde yol yapılıyor.
Bir yerde kaldırım yenileniyor.
Bir yerde çevre düzenlemesi gerçekleştiriliyor.
Şehir adeta büyük bir şantiyeye dönüşmüş durumda.
Ama öyle gelişi güzel bir şantiye değil.
Biten işleri gördükçe insan ister istemez, “Demek ki oluyormuş” diyor.
Geçtiğimiz hafta birkaç dostla birlikte akşam yürüyüşüne çıktık.
Şehir merkezini dolaştık.
Yeni yapılan Millet Bahçesi’ni gezdik.
Elbette bazı eksiklikler vardır. Ancak genel çerçevede baktığımızda ortaya oldukça güzel bir eser çıkmış.
Edindiğimiz bilgilere göre 4 Temmuz’da yüzeysel bir açılış yapılacak. Cami inşaatı ve bürokratik süreçlerin tamamlanmasının ardından ise Sayın Cumhurbaşkanı’nın da katılımıyla kapsamlı bir açılış planlanıyor.
Kent Meydanı da tamamlandığında Karabük’ün çok daha farklı bir kimliğe kavuşacağı anlaşılıyor.
Şehir dediğiniz biraz da budur zaten…
İnsanların yaşarken mutlu olduğu yer.
Postaneden yukarı doğru yürüdük.
Yürüyen merdivenlere bindik.
Eskiden harabeyi andıran alanların bugün temiz, düzenli ve insanların vakit geçirebildiği mekânlara dönüştüğünü görmek doğrusu insanın hoşuna gidiyor.
Hani bazı işler vardır…
Yapılır ama kimsenin ruhu duymaz.
Bir de bazı işler vardır…
Şehre dokunur.
İnsanın hayatına dokunur.
Karabük’te son dönemde yapılan birçok çalışma tam da bu ikinci kategoriye giriyor.
Özkan Çetinkaya’nın performansına gelirsek…
Şunu teslim etmek gerekiyor:
Çalışıyor.
Hem de ciddi anlamda çalışıyor.
Bu tespit yalnızca AK Partililere ait değil.
Muhalifinden tarafsızına kadar geniş bir kesim tarafından da dile getiriliyor.
Elbette eleştirenler oldu.
Hatta zaman zaman oldukça sert eleştiriler yapıldı.
Ancak bugün ortaya çıkan tabloya bakıldığında, bu eleştirilerin önemli bir bölümünün yerini takdire bıraktığını görmek mümkün.
Havuzlu Bahçe’ye uğradık.
İnanın, oturacak yer bulamadık.
Bir çay içelim dedik.
Nasip olmadı.
Ama bu durum canımızı sıkmadı.
Tam tersine sevindirdi.
Çünkü yıllarca atıl durumda kalan bir alanın bugün insanlarla dolup taşması, şehir adına umut verici bir tablo ortaya koyuyor.
Sonra Yazlık Sinema…
Gerçekten çok güzel olmuş.
Eskiden sürekli aynı cümleyi kurardık:
“Karabük’te gidilecek yer yok.”
Şimdi ise bu cümle yavaş yavaş hükmünü kaybediyor.
Kent Meydanı da tamamlandığında Karabük bambaşka bir çehreye kavuşabilir.
Çünkü şehrin dönüşümü sadece betonla olmaz.
İnsanların sokağa çıkmasıyla olur.
Meydanların dolmasıyla olur.
Şehirle vatandaşın yeniden buluşmasıyla olur.
Galiba Karabük’te tam da böyle bir süreç yaşanıyor.
Ve görünen o ki, Karabük uzun yılların ardından yeniden şehir olma duygusunu yaşamaya başlıyor.
Ne demiştik?
Şehir dediğiniz biraz da budur zaten…
İnsanların yaşarken mutlu olduğu yer.
Kalın Sağlıcakla
