Şafak Zeki Akca yazdı…
Evet; Karabük pahalı bir şehir.
Ama mesele pahalılık değil.
Mesele, bu pahalılığa seyirci kalanların umursamaz olduğu…
Evet; Karabük istatistik açısından zengin şehir.
Bu zenginlik Karabük’e ne kadar yansıyor orası belli değil…
Çünkü zenginlerin birçoğu Alış-Verişlerini buradan yapmıyor…
Evet; Karabük bir emekli şehri. Karabük Nüfusunun yaklaşık %30’nı emeklilerden oluşuyor.
Alış-Verişlerini Pahalı olan Karabük’ten yapıyor…
Evet; Karabük bir öğrenci şehri.
Karabük Nüfusunun 5/1’ni öğrenciler teşkil ediyor.
Alış-Verişlerini belli markalardan yaptıkları için Karabük Ekonomisine pek faydaları yok.
Peki bu tabloda kim eziliyor?
Emekliler…
Asgari ücretliler…
Öğrenciler…
Geri kalan kesim mi?
Onların pek bir derdi yok.
Sesleri de çıkmıyor.
Çünkü anlayış şu: “Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın.”
Geçtiğimiz haftalarda bu köşeden açık açık seslendik.
Esnaf odalarına çağrı yaptık.
Ne dedik?
- Esnafınıza sahip çıkın
- Sorumluluk alın
- Vatandaşı ezdirmeyin
- Serbest piyasa başıboşluk değildir
Peki sonuç ne oldu?
Ramazan öncesi zamlar patladı.
Market zam yaptı.
Berber zam yaptı.
Kasaplar zam yaptı
Hizmet sektörü zam yaptı.
Denetim var mı? Yok.
Uyarı var mı? Yok.
Kamuoyuna yapılmış tek bir açıklama var mı? O da yok.
Şimdi oda başkanlarına açık ve net soruyorum:
Bu şehirde zamlar bu kadar rahat yapılırken,
siz ne işe yarıyorsunuz?
Siz esnafın temsilcisi misiniz?
Yoksa zamların sessiz onay makamı mı?
Bir kez olsun çıkıp şunu dediniz mi?
- Emekliyi düşünün
- Asgari ücretliyi göz ardı etmeyin
- Ramazan öncesi zam yapmayın
- İndirim uygulayın
Demek ki demediniz.
Çünkü duyan olmadı.
Bu odalar sadece aidat toplamak için mi var?
Sadece koltuk işgal etmek için mi var?
Vatandaş ezilirken susmak mı göreviniz?
Velhasıl…
Karabük pahalıysa,
bunun tek sorumlusu esnaf değildir.
Bu pahalılığın ortağı,
sorumluluk almayan odalardır.
Ve bu şehir artık şunu bilmek istiyor:
Siz bu memleketin odası mısınız,yoksa zam odası mı?
Kalın Sağlıcakla
