📝Sanat Tarihi Ajandası-5
Tarih boyunca insanoğlu, dünyayı anlamlandırmak ve anlatmak için hikâyelere başvurdu. Bu hikâyeler; dağları konuşturdu, kuşlara bilgelik yükledi, rüyalara kader çizdi.
Türk destanlarında derin anlamlar taşıyan at, ışık, kurt, dağ, mağara, rüya ve ak sakallı ihtiyar gibi motifler; yalnızca sözlü anlatıların değil, kültürümüzün de yapı taşları hâline geldi. İlginç olan ise bu kadim motiflerin, yalnızca Bozkır mitolojisinde değil, Safranbolu gibi yerel kültür hazinelerinde de yaşamaya devam etmesi…
Safranbolu… Ahşap evleri, taş sokakları ve asırlık hanlarıyla bir masalı andıran bu kent, sadece mimariyle değil, aynı zamanda sözlü kültürüyle de zamanın ötesine uzanıyor. Özellikle kadınların çocuklarına anlattığı masallar, geçmişle günümüz arasında bir köprü kuruyor. Türkiye’nin ilk sosyolog ve tıp tarihçisi Uğurol Barlas’ın yaptığı saha çalışmaları, bu masalların Türk mitolojisinden izler taşıdığını ortaya koyuyor. Barlas’a göre, annelerin dudaklarından dökülen her masal, binlerce yıl öncesinden gelen bir efsanenin modern zamanlardaki yankısı… Uğurol Barlas, Safranbolu’da doğum-ölüm ve düğün gibi gelenekleri, özellikle Karabük Demir Çelik İşletmeleri’nde standardizasyon şefliği yaptığı 1950’li yıllardan bugüne kadar büyük bir titizlikle kaleme aldığı yazılarla, Karabük’e çok büyük katkı sağlayan ulu bir çınardır.

Sanat tarihi ve kültürel miras açısından bu oldukça kıymetli bir veri. Karabük Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Fahri Dağı ve öğrencilerinin akademik çalışmaları arasında Safranbolu halk masallarının incelenmesi bizlere de büyük gönenç sağlıyor. Çünkü masallar, yalnızca anlatı değil; birer görsel imgedir. Dağdan inen ışık huzmesi, konuşan kurt, bir perinin kuş kılığına girerek kahramana yardım edişi… Bunlar sadece sözde kalmaz; sanatçının zihninde resimleşir, motiflere dönüşür, minyatürlere, halılara, duvar süslemelerine kadar yansır.
Bugün müzelerde ya da tarihi yapılarda karşımıza çıkan figürler; çoğu zaman bu masalların içerisinden çıkagelmiş gibidir. Anlatı yaşadıkça, sanat da yaşar. Safranbolu’da anlatılan bir kuş masalı, belki bir konağın duvar süslemelerine ilham olmuştur; ya da bir at, yerel taş işçiliğinde bir ocağın üzerinde sembolize edilmiştir.
Modern dünyanın hızla unuttuğu bu görünmeyen anlatı hazinesi, Barlas gibi araştırmacılar sayesinde kayda geçiyor. Masalların sadece çocukları eğlendirmediğini; aslında bir toplumun sosyolojik belleğini taşıdığını ve böylece tarihin derinliklerinde mitolojik izlerle şekillendiğini fark edebiliyoruz.



Mehpare Kuru
•Tebrik ederim kıymetli hocam.👏👏😍😍 Siz çok yaşayın…🙏
Hakkı Dursun Pazat
•Hocam tebrikler